Dine ve İmana Tahammülü Olmayanlar
Bunların, geçmişte olduğu gibi bugün de Allah’a, Peygamber’e, dîne, diyânete asla tahammülleri yoktur. Yoktur ama, hiçbir zaman içlerinde sakladıkları bu simsiyah düşünceleri açıktan açığa ifade edecek kadar da cesur değillerdir. Bu cesareti gösteremedikleri içindir ki, dine saldırmak istedikleri zaman "aşırı dindarlık" aldatmacasına sığınmış, İslâmî hayata karşı tavır korken "gericilik" yaftasını kullanmış, Müslümanı hafife alıp Müslümanlığı karalarken de "yobazlık" ve "softalık" isnatlarının arkasına saklanmış ve gerçek gâyelerini hemen her zaman gizlemişlerdir. Bugün bir kısım ilhad yobazlarının din deyince esirmeleri, diyânetin hayatla bütünleşmesini görünce çılgına dönmeleri, türban ve emsâli şeylerin sözü edilince kırmızı görmüş gergedan gibi çıldırıp hezeyana girmeleri.. hâsılı gerçek mü’min ve hâlis Müslümana karşı sürekli tahammülsüzlükleri, hazımsızlıkları, bağnazlıkları; hattâ demokratik atmosfer ve demokratik zeminde, her düşünce gibi dinin de gelişip ağırlığını hissettirmesini gördükçe, bu kadarcık olsun dine müsâmaha eden demokrasiden dahi sarf-ı nazar edilebileceğini, hiç olmazsa bir kısım tavizler verilebileceğini, hattâ hattâ diktatörlüğe ve şefliğe geçilebileceğini açık seçik ifade etmeleri -son Cezayir hadiseleri münâsebetiyle, İslâmî uyanış karşısında bütün inkâr cephesinin ve sükûtuyla onlara yakın olduklarını ortaya koyanların tavrı buna en yeni misâl - bunların düşünce dünyalarının iç yüzünü aksettirmesi bakımından ne mânidar bir tablo ve ne utandırıcı bir keyfiyettir! Aman Allah'ım! Kurup putlaştırdıkları, uğrunda neler neler fedâ ettikleri kendi sistemleri adına bu ne vefâsızlık, ne insafsızlık..!
- tarihinde hazırlandı.
