Yurtdışındaki okullarda Türkiye’nin fahrî konsolosları yetişiyor, buna şahit oldum

Eski Başbakan yardımcılarından Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli, yurtdışında açılan Türk okullarının çok önemli bir misyonu eda ettiğini söyledi.
Bu okulları bire bir gezdiğini ve Türkiye’nin adeta fahri konsoloslarının yetiştiğini görmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Pakdemirli, aynı zamanda merhum Bülent Ecevit’in de okulları gezdikten sonra kendisine, bu sisteme hayran kaldığını söylediğini aktardı. İzmir Kültürler Arası Diyalog Merkezi tarafından düzenlenen ‘Özal’ın Mirası, Anılarıyla Ekrem Pakdemirli’ adlı kitabın tanıtım kokteylinde konuşan Pakdemirli, sözü yurtdışındaki Türk okullarına getirdi. Pakdemirli, “Bu ülkede herkes her şeyi tenkit edebilir ama hiç kimsenin tenkit edemeyeceği -Bülent Ecevit dahil- destekleyeceği bir okul meselesi var ki onu ancak oralarda yaşayıp görenler takdir edebiliyor. O okullardan her sene Türkiye konsolosları mezun ediyoruz. Türkçe biliyor, ahlâken de bize yaklaşıyor. Öyle başarılı bir model oldu ki geçmişte Amerika kurmuş Tarsus Amerikan Koleji’ni, yine Kayseri’de, bir de Mersin’de var ama biz gitmişiz 100 küsur ülkeye ve oralardaki elit tabaka yarışıyor, ‘Ben çocuğumu bu okula nasıl veririm?’ diye. Ben buna şahit oldum.” diye konuştu.
Ekrem Pakdemirli, konuşmasının son bölümünde Fethullah Gülen Hocaefendi ile nasıl tanıştıklarını da anlattı: “1972’de Bornova’da vaiz kendisi, biz de Bornova Camii’ne gidiyoruz. Cumalara gidiyoruz, namazları kılıp geri dönüyoruz arkadaşlarla. Abdullah Gül’ün dayısı vardı, birkaç kişi vardı. Muhterem bir zat anlatıyor, ağlıyor. Güzel şeyler anlatıyor. Biz de memnunuz tabii. Böyle cahil hocanın anlattığı gibi değil de bilen birinin anlatışı... Birkaç defa da İzmir’e geldiğinde Turgut (Özal) abiyle gittik cumaya, o da orada tanıdı. Sonradan biz Turgut abiyle devlette olmadığımız dönemde, ticaret yapalım dedik. Sac getiriyoruz, kesiyoruz, satıyoruz. Turgut abi geliyor bazı cumalar, ‘cumaya oraya gidelim.’ diyor. Fethullah Hoca’yı orada tanıdık, beğendik, konuşması güzel. Ardından ihtilâl oldu, Hocaefendi aranıyor ama bulamadılar tabii. Allah’ın takdiri öyleymiş.”
- tarihinde hazırlandı.
