Dine Duyulan İhtiyaç
Bugünkü dünya, inanma, bilme, ahlâk, sevgi, metafizik düşünce, diğergâmlık, yaşatmak için yaşama sevdasından vazgeçme gibi çok üstün dinamikleriyle dine, önceki dönemlerden çok daha fazla muhtaçtır. İnanmak, hakikati olduğu gibi tanıma, sevmek ise bu bilginin hayata geçirilmesi demektir. İnanmayanlar mutlak hakikati ne bulabilir ne de bilebilirler. Onların 'inandım' demeleri iç dünyalarıyla bir zıtlaşma, 'buldum' demeleri de bir mugalatadır. Aslında inanmayanlar tâlihsiz, sevmeyenler de cansız cesetlerdir. İnanma en önemli bir aksiyon kaynağı ve rûhun bütün varlığı kucaklaması ve tabiatı kuşatması ise, muhabbet de, gerçek insanî düşüncenin en esaslı unsuru ve lâhûtî bir buududur. Bu itibarladır ki önümüzdeki yıllarda, kültürümüzün fidelerini dikme ve yetiştirme misyonunu yüklenenler, evvelâ inanç mihrabına yönelmeli, sonra da sevgi minberine yürüyüp muhabbet soluklarını dünyanın her tarafına duyurmaya çalışmalıdırlar. Bunu yaparken de müessiriyetlerini, ahlâk ve fazilet anlayışlarının derinliklerinde aramalıdırlar.
- tarihinde hazırlandı.