Devletin Sırtından Geçinenler
Bilindiği gibi, Osmanlı’nın son döneminde bâzı kimseler, bir yolunu bulur, bir memuriyete intisap eder ve şahsî, ailevî masraflarını "Dersaâdet"e yüklemeye bakarlardı. Vâli, hâkim, defterdar, üniversite hocası, asker, hekim, postacı gibi devletin bakım-görüm mecburiyetinde olduğu değişik sınıfların yanında ne işe yaradığı belli olmayan bir kısım nâzırlıklar, müşâvirlikler, müdîr-i umûmîlikler vardı ki bunlar da parazit gibi devletin sırtından geçinirlerdi.. ve çok defa bu tufeylî gürûh için iş icat ederlerdi. Meselâ; beyefendi "Semâya yol nâzırı veyâ müdîr-i umûmisi" tâyin edilseydi. "Bu memuriyetten maksat nedir? Böyle bir memuriyete intisap edenler ne iş yaparlar?" demeden, hemen bir müsteşar, birkaç müdür, birkaç müşâvir alarak bu hayâli nâzırlığı teşkîlatlandırmağa çalışırdı. Hatta her sene bir kısım yeni yeni şubeler ihdâs ederek dünyâ kadar amelmandaya maaş bağlar ve bağlatırdı.
Günümüzde de durum bundan çok farklı değil; millete zimamdarlık yapanların bir kısmı siyâset mâlûlü.. hemen hepsi yorgun ve asâbi.. büyük çoğunluk, hep korkulu bekleyişlerin streslerinde.. riyâ ve tabasbus en büyük sermâye ve mâvi kart.. hemen herkes hayalî mesâî ile göze girme yarışında.. rica ederim yürüyeceğine yerinde tepinmeye takılmış bu talihsizlerden ne beklenir ki..?
- tarihinde hazırlandı.