28 Şubat taktiğini manşetten itiraf ettiler

Her gün yen bir ‘paralel yapı’ iftirası atan hükümete yakın medya, sarıldığı 28 Şubat taktiğini itiraf etti. Sabah gazetesi, daha önce ortaya attığı ‘böcek’ yalanının iddianameye dönüştürülmesini manşetine taşıdı. 28 Şubat sürecinde de gazetelerin yalan haberleri önce MGK’da gündeme geliyor, daha sonra iddianameye çevriliyordu.
28 Şubat postmodern darbe sürecinde medya üzerinden yürütülen linç kampanyası, 17 Aralık yolsuzluk operasyonundan sonra yeniden hortladı. O dönemde, gazetelerde yer alan haberler Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) gündeme geliyordu. Söz konusu iftiralar, daha sonra savcılar tarafından iddianameye çevriliyordu. Son aylarda Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’ne karşı aynı taktiğe sarılan hükümet medyası, yürüttüğü algı operasyonunu itiraf etti.
Sabah Gazetesi, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın çalışma ofisinde bulunduğu iddia edilen dinleme cihazına (böcek) ilişkin iftira dolu ve hiçbir somut bilgiye dayanmayan haberleri iddianameye dönünce ‘Böceğin kulağı Pensilvanya’da’ başlıklı manşete imza attı. Gazete kupürlerinden hazırlanan iddianamede, şüphelilerin Hocaefendi ile bağlantılı olduklarının yazıldığı öne sürüldü. Yandaş gazete, önceki gün de ‘Sabah ne yazdıysa o’ başlığıyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Cezayir’e gitmeden önce havalimanındaki açıklamalarını manşetine taşıdı. Gazete, Erdoğan’ın “Kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı var” iftirasının altına, bir gün önceki ‘Böceğin kulağı Pensilvanya’da’ haberini delil gibi sundu.
Söz konusu ‘böcek’ ile ilgili yürütülen soruşturmadan tam 3 yıl sonra iddianame hazırlandı. Erdoğan’ın ‘altyapısını hazırlıyoruz’ sözlerinden sonra 17 Haziran 2014 tarihinde yapılan operasyonlarda gözaltına alınan emniyet mensuplarına ‘devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etmek’ suçlaması yöneltildi. Ancak polislerin tamamı mahkemece serbest bırakıldı.
Eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Palaz, kumpası deşifre etmişti
Eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz, böcek soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu. TÜBİTAK’a böceğin belirli bir tarihte konulduğuna ilişkin rapor verilmesi için baskı yapıldığını açıklamıştı. Başbakanlıkta ele geçirilen böceklerin Ocak 2012 tarihinde MİT tarafından kendisine gönderildiğini ve bir rapor hazırladığını belirten Palaz, “Raporumu beğenmediler. Değiştirmemi istedikleri şekilde bir rapor hazırlamamı istediler. Kabul etmeyince baskı başladı ve görevden alındım.” diyerek kurulan tuzağı ve kumpası deşifre etmişti.
Böcek soruşturmasıyla ilgili ilk soruşturmayı savcı Şadan Sakınan yürütmüştü. Dosya daha sonra Hüseyin Şahin, Durak Çetin ve Sadık Bayındır’a verilmişti. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) son yaz kararnamesiyle yaptığı değişikliklerin ardından böcek soruşturması bu kez de Veli Dalgalı’ya emanet edilmişti. Dalgalı’nın ‘Yeterli delil yok. Soruşturmada bir ilerleme yok.’ çıkışının ardından dosya son olarak Durak Çetin’e verildi. Çetin’in talimatının ardından TÜBİTAK’a atanan yeni ekip tarafından apar topar bir böcek raporu hazırlandı. Çetin’in 72 sayfalık iddianamesine de Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu, MİT raporu, hükümete yakın gazetelerin kupürleri ve böceğin satıldığı firmada çalıştığını söyleyen ‘Hançer2014’ adlı gizli tanığın ifadelerinin temel teşkil ettiği ortaya çıktı. Sabah’ın manşeti de yandaş medyada yer alan birçok yalan haberin davaya delil oluşturmak için atıldığının itirafı oldu.
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/medya_28-subat-taktigini-mansetten-itiraf-ettiler_2259372.html
- tarihinde hazırlandı.